Ara

Osman Eliuz

GÜZEL BİR GECE

Bu gece, güzel bir geceydi. Başını biraz çevirsen dolunayı görebilirdin. Arkana baksan ağaçların arasında uçan baykuşu görebilirdin. Biraz kulak kabartsan bin bir türlü böceğin cıvıltısını duyabilirdin. E, gece böyleyken kaybetmek olmazdı, değil mi? Ama rakibi hiç hafife alınacak gibi değildi.... Continue Reading →

POSEROUM ÇAĞI (Dhem 1.Kısım)

-MEYDAN- Dhem babasının mırıltılarıyla uyandı. Babası yine erkenden uyanmış olmayan karısıyla konuşuyordu; Dhem’in annesiyle. Sesi azda olsa Dhem’in odasına kadar geliyordu. Doğruldu ve gözlerini ovuşturarak babasının yanına, salona gitti. Salonda babası çıtırdayan şöminenin başında sallanan sandalyesine oturmuştu. Tavırlarına bakılacak olursa... Continue Reading →

BENİM ADIM YESİF (2. Kısım)

-Karanlığa Gömülen Düşler - 1 gün önce… ‘’Evet,’’ dedi Kilis gökyüzüne bakarak. ‘’Sanırım artık maskelerimizi takabiliriz.’’ ‘’Şimdi korkutabileceğimiz birilerini bulmalıyız,’’ dedi Lameh. Bence bu tarafa gidelim. Eliyle boş bir sokağı işaret ediyordu. Lameh önden atıldı, biz de Kilisle peşine takıldık.... Continue Reading →

BENİM ADIM YESİF (1.Kısım)

-Ait Olduğum Yer- Sokaklar; evim, memleketim. Benim adım Yesif. Babam yok. Yani elbette ki vardır ama hiç tanımadım. Annem ise dünyanın en iyi annesiydi. Yuvarlak gözleri, siyah kıvrımlı saçları ve sadece annelerin sahip olabileceği o sığ gülüşüyle aklımdan asla çıkmaz.... Continue Reading →

TANRIYI ÖLDÜRMEK

‘’Bu gün gerçekten öleceğim gün. Korkuyor muyum?’’ ‘’Hayır. Korkmak lükstür, yaşamak için sebebi olanlara aittir.’’ ‘’O zaman mutlu muyum?’’ ‘’Mutlunun ne demek olduğunu anımsayamıyorum. Tam değil.’’ ‘’Sebep dedim. Benim yaşamak için bir sebebim yok mu?’’ ‘’Yok. Bir sebebe sahip olamayacak... Continue Reading →

DENİZİN ÇOCUKLARI

‘’Bu adanın insanlarının korkusuz olduğunu söylerler. Neymiş ‘Gafiller cin nedir bilmez, Nafraq’a boyun eğmez, başlarına bir dert gelse toprak yutmaz,’ imiş. Asıl gafiller bu saçmalığa inananlar.’’ Ryan yüzüne küçük bir tebessüm iliştirdi. ‘’Peki, sen neye inanıyorsun?’’ ‘’Ben,’’ dedi ihtiyar. Uyuşuk... Continue Reading →

SEVDA

Kaptan gözlerini açmasıyla soğuğun, bedenini titrek parmaklarıyla tırmaladığını hissetti. Battaniyesine sıkıca yapıştı, içinde kendini olabildiğince küçülttü. Kovanın içindeki bir tutam odun çok dayanmamıştı anlaşılan. Kasım ayıydı. Kış aman vermiyordu. Dalgalar tüm hışmıyla feneri dövüyordu. Deniz feneri her darbeyle sarsılıyor, titriyordu.... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑